Yükseköğretimde üretken yapay zekâ, artık “bazı öğrenciler deniyor” cümlesinin ötesinde konuşuluyor. UNESCO, Dijital Öğrenme Haftası’nın ilk gününde yükseköğretimdeki ikinci yıllık anketinin bulgularını açıkladı. Anket, UNESCO Kürsüleri’nin küresel ağında yapıldı. Akademisyenlerin yüzde 93’ü, öğrencilerin ödev üretmek için üretken yapay zekâ kullandığına inanıyor. Yüzde 63’ü, öğrencilerin bilişsel kapasitesinde bir düşüş algılıyor. Bu iki sayı, aynı kişilerin ağzından çıkmış bir teşhis. Biri kullanım, biri o kullanımın düşünme üzerindeki etkisine dair algı.
İnanç, ölçülmüş bir kullanım oranı değil
Yüzde 93, öğrencilerin kendisinin “kullandım” dediği bir tarama değil. Akademisyenlerin, kendi öğrencilerinin ödevde üretken yapay zekâ kullandığına dair inancı. Kürsü ağındaki yanıtlayıcıların algısı. Bir ülkenin bütün üniversitelerine, bir fakültenin bütün ödevlerine otomatik genellenemez. Yine de “çoğu akademisyen böyle görüyor” cümlesi, yüzde 93 ile rahatça kurulur. Azınlık bir şüphe değil. Ağın içinde neredeyse ortak bir gözlem.
Yasak da serbestlik de uçta
Ne yapılacağı konusunda uçlar çok küçük. Yanıtlayanların yüzde 1’inden azı tam yasağı savunuyor. Yüzde 2 kısıtsız kullanımı öneriyor. Çoğunluk, öğrencilerin belirli ödevlerde ya da bunu açıklayarak kullanmasını bekliyor. Yani hâkim tutum, aracı kampüsten çıkarmak değil. Hangi ödevde, hangi açıklamayla duracağını söylemek. Bu bekleyiş, yüzde 93’lük kullanım inancıyla birlikte okununca pratik bir sonuç veriyor. Kullanım zaten olduğunu düşünülen bir şey. Politika, yok saymak yerine sınırı ve beyanı konuşuyor.
Bilişsel kapasite algısı ve kılavuz ihtiyacı
Yüzde 63’lük düşüş algısı, bir sınav puanının yıl yıl karşılaştırılması değil. Akademisyenlerin, öğrencilerin bilişsel kapasitesinde gerileme gördüğü yönündeki kanaati. Kullanım inancı ile bu kanaat aynı ankette duruyor. Biri diğerinin kanıtı olarak sunulmuyor. İkisi de algı. Yine de yan yana gelmeleri, “araç ödevi yazıyor, düşünme zayıflıyor mu” sorusunu kürsü ağının çoğunluğu için açık bırakıyor. Ne yapılacağı konusunda dışarıdan bir metin de isteniyor. Yanıtlayanların üçte ikisi, meslek örgütünün yayımlayacağı yapay zekâ kılavuzunu yararlı ya da çok yararlı buluyor. Kendi fakülte duyurusu ile meslek örgütünün ortak metni aynı şey değil. Anket, ikincisine belirgin bir talep olduğunu söylüyor.
Beyan, yasak ve düşünme aynı cümlede durmuyor
Anketin pratik sonucu üç katman. Birinci katman, kullanımın akademisyen gözünde yaygın olduğu. Yüzde 93, ödev üretiminde üretken yapay zekâyı istisna değil olağan bir pratik olarak görüyor. İkinci katman, bu pratiğe verilecek karşılığın yasak değil, sınır ve açıklama olduğu. Tam yasak yüzde 1’in altında, kısıtsız kullanım yüzde 2. Beklenti, belirli ödevlerde kullanım ya da kullanımın açıkça söylenmesi. Üçüncü katman, bilişsel kapasite. Yüzde 63’lük düşüş algısı, kullanımın masum bir yazım yardımı olarak kapanmadığını gösteriyor. Akademisyenin bir kısmı aracı görüyor ve aynı anda düşünmenin zayıfladığını düşünüyor. Kılavuz talebi bu üç katmanın üstüne biniyor. Üçte iki, meslek örgütünün metnini yararlı ya da çok yararlı buluyorsa, her bölümün kendi yasağını ya da kendi serbestliğini icat etmesi tercih edilen yol değil.
UNESCO Kürsüleri ağı, bir ülkenin öğretim üyelerinin rastgele örneklemi değil. Kürsü sahibi akademisyenlerin yanıtı. Türkiye’deki bir devlet üniversitesinin bütün bölümlerine aynı yüzdeyi yapıştırmak, anketin örneklemini büyütmek olur. Yapılabilecek okuma daha dar. Bu ağda ödevde üretken yapay zekâ, akademisyenlerin büyük çoğunluğunun artık tartışmadığı bir kullanım. Tartışılan şey, yasaklamak mı yoksa belirli işte ve beyanla mı bırakmak. Tercih ikincisinde. Bilişsel kapasite kaygısı ise kullanım kabulünün yanında, ayrı bir yüzde olarak duruyor.
Aynı haftanın diğer metniyle karıştırmayın
Bu anket, UNESCO’nun 8 Eylül 2026’da Paris’te eğitim bakanlarının benimsediği ortak bildiriyle aynı Dijital Öğrenme Haftası’nda açıklandı. Bildiri, eğitimin yapay zekâ çağında kamu malı olarak kalması için sekiz öncelik sayıyor. Anket ise kürsülerdeki akademisyenlerin ödev, yasak ve bilişsel kapasite hakkındaki algısını ölçüyor. Biri bakanlar beyanı, biri kürsü ağı anketi. Yüzde 93, bildirinin bir maddesi değil. Ödevde üretken yapay zekâ konuşulurken bakılacak yer, bu anketin kendi sınırları: kim yanıt verdi, neye inandığını söyledi, yasağı mı yoksa açıklamalı kullanımı mı seçti. Tam yasak neredeyse yok. Kısıtsız kullanım da yok denecek kadar az. Ortada duran talep, belirli iş ile beyan. Ve üçte ikinin istediği, bunu her kürsünün kendi başına icat etmemesi.
Kaynak: UNESCO







