Almanya’da bir mahkeme daha, Google’ın yapay zekâ destekli arama özelliklerinin ürettiği metinlerden doğrudan sorumlu olduğuna hükmetti. Hukuk haber sitesi beck-aktuell’in aktardığına göre Aachen Bölge Mahkemesi (Landgericht Aachen) 24 Eylül 2026 tarihli kararıyla Google Ireland Limited’in, bir hekim hakkındaki gerçek dışı iddiaları arama motorunun “yapay zekâ modu” üzerinden yaymaya devam etmesini ihtiyati tedbirle yasakladı. The Decoder’ın 18 Ekim’deki haberine göre mahkeme, bu yıl mayıs ayında Münih’te verilen ve yapay zekâ özetlerini Google’ın kendi beyanı sayan kararın gerekçesine açıkça dayandı.
Karar bir acil durum kararı ve kesinleşmiş değil; Google’ın itiraz hakkı bulunuyor. Ancak iki farklı mahkemenin aynı hukuki yaklaşımı benimsemesi, yapay zekâ ile cevap üreten arama motorları için önemli bir eğilime işaret ediyor.
Yapay zekâ bir hekimi başkasıyla karıştırdı
Davaya konu olan hekim, 2026 yazına kadar bir klinikte başhekim olarak çalışıyordu. Ağustos sonunda bir meslektaşı, onun adı “görevden uzaklaştırma” gibi terimlerle birlikte arandığında Google’ın yapay zekâ modunun bir olay anlatısı ürettiğini fark etti. beck-aktuell’e göre metinde hekimin bir iş seyahatinde sekreterini taciz ettiği, bu nedenle görevden alınıp işten çıkarıldığı, bir mahkemenin cinsel zorlama suçundan ertelenmiş hapis cezası verdiği ve iş davasında altı haneli tazminat aldığı ileri sürülüyordu. Bunların hiçbiri doğru değildi.
Anlatılan olaylar gerçekte aynı kurumda çalışmış başka bir eski yöneticiyle ilgiliydi. Hekim hakkında hiçbir zaman suç duyurusu, ceza davası ya da mahkûmiyet olmamıştı. Google’ın kaynak olarak bağlantı verdiği gazete haberlerinde de hekimin adı geçmiyordu; yapay zekâ, başka bir kişiye ait bilgileri onun adıyla birleştirmişti. The Decoder’a göre kullanıcılar “fesih” ve “mahkeme süreci” gibi ek terimlerle arama yaptıkça sistem, uydurma bir hukuki süreci de içeren çok paragraflı ayrıntılı metinler üretmeye devam etti.
Google silmeyi reddetti, mahkeme devreye girdi
Hekim ağustos sonunda içeriğin kaldırılmasını istedi. The Decoder’a göre Google eylül ortasında şikâyeti incelediğini ve bir işlem yapmayacağını bildirdi. Aynı gün gönderilen resmî ihtarname de sonuç vermedi ve yapay zekâ metinleri erişilebilir kalmaya devam etti. Bunun üzerine Aachen Bölge Mahkemesi’nin 8. Hukuk Dairesi, itiraz edilen üç metin varyantının yayılmasını yasakladı. Mahkeme, metinlerin hekimin genel kişilik hakkını ağır biçimde ihlal ettiğini ve meslekî itibarına ciddi zarar verebileceğini değerlendirerek kararı Google’ı dinlemeden, acil durum prosedürüyle verdi. The Decoder’a göre Google, karara aykırı davranırsa her ihlal için 250 bin euroya kadar para cezasıyla karşı karşıya.
“Bağımsız, yeni beyanlar”: Mahkemenin gerekçesi
Kararın en dikkat çekici yanı gerekçesi. Mahkeme Google’ı, hukuka aykırı duruma katkıda bulunan taraf (Störer) olarak sorumlu tuttu. The Decoder’ın aktardığı ifadeyle mahkeme, “Davalı, yapay zekâ destekli arama sunmaktadır ve bu nedenle bu bağlamda üretilen yanıtlardan da sorumludur” diye yazdı. Aachen’daki hâkimler, Münih Bölge Mahkemesi’nin 28 Mayıs 2026 tarihli kararına atıfla Google’ın yapay zekâsının üçüncü taraf içeriklerini aktarmakla kalmadığını, farklı internet sitelerini değerlendirip birleştirerek “bağımsız, yeni ve içeriğe dair beyanlarda” bulunduğunu vurguladı. Mahkemeye göre Google bu beyanları denetleyebilirdi; hatta kendi yapay zekâsını hekimin itirazlarıyla karşılaştırsaydı sistemin bile bilgilerin yanlış olduğu sonucuna varacağını not etti.
Münih’teki davada ise Google’ın yapay zekâ özetleri bir yayınevini dolandırıcılık ve abonelik tuzağı gibi şüpheli ticari uygulamalarla ilişkilendirmişti. The Decoder’a göre Google o karara karşı itiraz edeceğini açıklamış, ancak dava bir üst mahkeme kararına varmadan uzlaşmayla kapanmıştı. Hekimi temsil eden Kölnlü Höcker hukuk bürosundan avukat Carsten Brennecke, beck-aktuell’e yaptığı açıklamada kararın acil bir karar olsa da net bir sinyal verdiğini söyledi: “Bir yapay zekâya insanlar hakkında iddialarda bulunduran, bundan sorumludur. Google bir algoritmanın arkasına saklanamaz.”
Neden önemli?
Klasik arama motoru içtihadında arama motorları, başkalarının içeriklerine yalnızca bağlantı veren aracılar olarak görülüyor ve genellikle ancak bildirim aldıktan sonra harekete geçmekle yükümlü tutuluyordu. IT-Fachanwalt sitesinde yayımlanan değerlendirmeye göre bu yaklaşımın yapay zekâ içeriklerine de taşınması mümkün görünüyor. Ancak Münih ve Aachen kararları bir adım daha ileri giderek yapay zekâ yanıtlarını Google’ın kendi sözü olarak sınıflandırıyor. Linux-Magazin ve The Decoder, bu görüş üst mahkemelerde de kabul görürse sonuçların tekil yanlış iddiaların çok ötesine geçebileceğine dikkat çekiyor: Yanıtların hammaddesi olan metinlerin yazarları ve yayıncıları da hak talep edebilir. Kullanıcılar açısından ise ders net: Yapay zekâ özetleri, özellikle kişiler hakkında, kendinden emin bir dille yanlış bilgi üretebilir; önemli iddiaların kaynağına mutlaka bakmak gerekir.
Kaynak: The Decoder, beck-aktuell, Linux-Magazin, IT-Fachanwalt








