Google Cloud, Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ile birlikte “Türkiye Bulut ve Yapay Zekâ Yetkinlik Geliştirme Akademisi” adlı yeni bir eğitim programı başlattı. Program, 27 Ekim’de İstanbul’da düzenlenen Google Cloud Day Türkiye etkinliğinde duyuruldu. Hedef, ilk 12 aylık süreçte bulut bilişim ve üretken yapay zekâ alanlarında 1.000’den fazla resmî Google Cloud sertifikası verilmesi.
Açıklamaya göre programın finansmanı, Google Cloud’un sağladığı hibeyle karşılanıyor. Akademinin amacı, Türkiye’de bulut ve yapay zekâ alanlarında uzmanlaşmış iş gücünü geliştirmek olarak tanımlanıyor.
Üç ayaklı program
Akademi üç temel alanda faaliyet gösterecek:
- Teknik eğitimler: Yazılım geliştiriciler, bulut mimarları ve sistem mühendisleri için finansal olarak desteklenen eğitimler. Bu eğitimlerin yerel yetkili eğitim iş ortakları ve dijital öğrenme platformları üzerinden sunulacağı belirtiliyor.
- Yöneticilere yönelik eğitim: Üst düzey yöneticilere ve kamu sektörü liderlerine yapay zekâ okuryazarlığı, stratejik yönetişim ve yapay zekâ odaklı iş modelleri üzerine eğitimler.
- Dönüşüm yol haritaları: TÜBİSAD üyesi şirketlerin teknoloji altyapılarını modernize etmelerine ve yazılım ihracatlarını artırmalarına yönelik özelleştirilmiş yol haritaları.
Google Cloud Türkiye Ülke Müdürü Önder Güler, programı tanıtırken “İleri teknoloji, ancak yerel insan kaynağı onu hayata geçirecek yetkinliğe sahip olduğunda sürdürülebilir bir ekonomik değer yaratıyor” ifadesini kullandı. Güler, Türk geliştiricileri, mühendisleri ve kurumsal liderleri üretim ölçeğindeki yapay zekâ sistemlerini devreye almak ve yönetmek için gerekli sertifikalı yetkinliklerle donatmaya odaklandıklarını belirtti.
TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak da, dernek üyelerinin Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının yaklaşık yüzde 90’ını temsil ettiğini vurguladı ve akademinin üyelere küresel eğitim standartlarına doğrudan erişim sunacağını ifade etti. Bu da programın sektörde geniş bir kitleye ulaşma potansiyeli olduğu anlamına geliyor.
Arka plan: Veri merkezi yatırımı ve girişim desteği
Etkinlikte, Google Cloud’un Turkcell iş birliğiyle Türkiye’de kuracağı yerel bulut bölgesine ilişkin son durum da paylaşıldı. On yılda 2 milyar dolarlık yatırım planlanan projede ilk 12 ayın geride kaldığı ve Ankara’da Google Cloud’a özel fiziksel veri merkezi inşaatının planlandığı şekilde ilerlediği açıklandı. Ayrıca Google Cloud’un KOSGEB ile yürüttüğü ve teknoloji girişimlerine işlem gücü, bulut depolama ve Gemini’ye erişim sağlayan Yapay Zekâ Kredi Programı’na da değinildi.
Etkinlikte bazı şirketler yapay zekâ projelerinden elde ettiklerini söyledikleri sonuçları da paylaştı. Örneğin Turkcell, Gemini destekli araçlarla yazılım geliştirme hızında yüzde 75 artış sağladığını; Wingie Enuygun ise müşteri hizmetleri taleplerinin yaklaşık yarısının yapay zekâ sesli ajanlarınca otonom olarak çözüldüğünü açıkladı. Bu rakamlar şirketlerin kendi beyanları; bağımsız olarak doğrulanmış ölçümler değil.
Neden önemli?
Türkiye’de yapay zekâ tartışmasının önemli bir boşluğu, araçların hızla yayılmasına karşın onları bilinçli kullanacak, yönetecek ve denetleyecek insan kaynağının aynı hızla yetişmemesi. Bu açıdan, teknik ekiplerin yanında yöneticilere ve kamu sektörü liderlerine yapay zekâ okuryazarlığı ve yönetişim eğitimi verilmesi dikkat çekici bir adım. Çünkü bir kurumda yapay zekâya hangi işlerin devredileceğine, hangi verilerin paylaşılacağına ve hataların sorumluluğunun kimde olacağına çoğu zaman bu kişiler karar veriyor.
Sorgulanması gerekenler
Ancak programın doğası gereği bazı soruları da beraberinde getirdiğini görmek gerekiyor. Akademi bir teknoloji sağlayıcısının hibesiyle finanse ediliyor ve verilecek sertifikalar o sağlayıcının kendi platformuna ait. Bu, katılımcılar için somut bir kariyer kazanımı olabilir; ama yapay zekâ okuryazarlığının özünde, tek bir şirketin araçlarını kullanmayı öğrenmenin ötesine geçen, araçları karşılaştırabilen ve gerektiğinde “hayır” diyebilen bir bakış açısı var.
- Yöneticilere verilecek “yapay zekâ okuryazarlığı” eğitimi, yalnızca fırsatları mı anlatacak, yoksa veri gizliliği, önyargı, hesap verebilirlik ve tedarikçi bağımlılığı gibi riskleri de aynı ağırlıkla mı ele alacak?
- Kamu kurumlarında yapay zekâ kararlarını verecek liderler, farklı sağlayıcıları tarafsız biçimde değerlendirebilecek bilgiyle donatılacak mı?
- Bin sertifika hedefi; öğretmenler, öğrenciler, küçük işletmeler ve büyük şehirler dışındaki çalışanlar gibi gruplara da ulaşacak mı?
- Programın sonuçları, verilen sertifika sayısının ötesinde nasıl ölçülecek ve kamuoyuyla paylaşılacak mı?
Ne anlama geliyor?
Sertifika programları, beceri açığını kapatmanın önemli araçlarından biri. Ancak yapay zekâ okuryazarlığı, bir sınavı geçmekten daha geniş bir yetkinlik: Bir aracın ne zaman işe yaradığını, ne zaman yanıldığını ve kimin çıkarına çalıştığını sorgulayabilmek. Bu akademinin gerçek etkisi, katılımcıların yalnızca bir platformu kullanmayı değil, yapay zekâ hakkında eleştirel düşünmeyi de öğrenip öğrenmediğiyle ölçülecek.
Kaynak: Google Cloud, TÜBİSAD, DonanımHaber








