Türkiye’nin önümüzdeki dört yıllık yapay zekâ yol haritası netleşiyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” başlıkları üzerine kuruldu. Kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte çalışmasını öngören plan, dört ana eksende 16 öncelikli eylem içeriyor.
Planın temel iddiası, Türkiye’yi yalnızca yapay zekâ kullanan değil; kendi modellerini geliştiren, teknolojiyi üreten ve uluslararası pazarlara sunabilen bir ekosisteme dönüştürmek. Bu nedenle eğitim, veri güvenliği, hesaplama altyapısı, yatırım, kamu uygulamaları ve yerli teknoloji üretimi aynı çerçevede ele alınıyor.
24 ayda 5 milyon kişiye yapay zekâ okuryazarlığı
Planın insan kaynağı başlığındaki en dikkat çekici hedef, 24 ay içinde 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi verilmesi. Bunun yanı sıra plan dönemi sonuna kadar 1 milyon çalışanın mesleki dönüşüm değerlendirmesinden geçirilmesi ve 500 uluslararası uzmanın Türkiye’deki araştırma, girişim ve eğitim faaliyetlerine katılması öngörülüyor.
Bu hedefler, yapay zekânın yalnızca yazılım mühendislerinin ya da teknoloji şirketlerinin konusu olmaktan çıkarılmasını amaçlıyor. Sanayiden sağlığa, eğitimden kamu hizmetlerine kadar farklı alanlardaki çalışanların yeni araçlara uyum sağlaması planlanıyor. Yapay zekâ okuryazarlığı; bu araçların nasıl çalıştığını, sınırlarını, hatalı ya da uydurma çıktıların nasıl fark edileceğini ve kişisel verilerin nasıl korunacağını bilmeyi kapsıyor.
Veri merkezleri ve 10 milyar dolarlık yatırım
Büyük yapay zekâ modellerini geliştirmek yüksek hesaplama gücü ve büyük miktarda veri gerektiriyor. Planın önemli ayaklarından biri bu nedenle altyapı:
- 2030’a kadar özel sektör ağırlıklı en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi,
- Veri merkezlerinin kurulu gücünün en az 1 gigavata çıkarılması,
- 10 teravatsaatlik düşük karbonlu elektrik alım anlaşması hacmine ulaşılması.
Enerji hedefi özellikle önemli: Dünyanın dört bir yanında yapay zekâ veri merkezlerinin elektrik tüketimi elektrik şebekelerini zorluyor. Düşük karbonlu enerji anlaşmaları, hem maliyeti hem de çevresel etkiyi yönetmenin anahtarı olarak görülüyor. Planda girişimlere ve küçük işletmelere hesaplama altyapısına erişim sağlanması da yer alıyor.
Fiziksel yapay zekâ ve robotik: savunmadan sivil alana
Eylem planının en dikkat çekici bölümlerinden biri fiziksel yapay zekâ ve robotik sistemlere ayrıldı. Belgede, savunma sanayiinde insansız sistemler, elektronik harp ve otonom sistemlerle kazanılan algılama, hareket kontrolü, sensör kullanımı ve otonom karar destek yeteneklerinin sanayi, sağlık ve ulaşım gibi sivil alanlara aktarılması açık bir hedef olarak yer alıyor.
Bunun için çift kullanımlı teknoloji teşvikleri, sektörler arası programlar ve savunma ile sivil sektörün birlikte çalışacağı hızlandırma programları planlanıyor. Somut hedefler şöyle:
- 2027 sonuna kadar üç öncelikli pilot uygulama, iki üniversite-sanayi robotik merkezi ve üç test sahası,
- Savunmadan sivil alana teknoloji transferi için üç proje,
- 2030’a kadar beş ihracat veya ortak geliştirme anlaşması.
Planın başarısı neye bağlı?
Yapay zekâ stratejilerinin başarısı genellikle kâğıt üzerindeki hedeflerden çok uygulamanın takibine bağlı. Eğitim hedeflerinin niceliğin yanında niteliği, veri merkezi yatırımlarının enerji ve su kaynaklarıyla uyumu, kamu uygulamalarında kişisel verilerin korunması ve şeffaflık, planın önümüzdeki yıllarda en çok tartışılacak başlıkları olacak. Yapay zekâ okuryazarlığının toplumun geniş kesimlerine yayılması ise hem bireylerin bu araçları bilinçli kullanması hem de dezenformasyona karşı direnç açısından kritik bir adım olarak görülüyor.
Kaynak: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, Haber Global








