Yapay zekâ güvenliği tartışmalarında uzun süredir “teorik risk” olarak konuşulan bir senaryo, gerçek dünyada yaşandı. İngiltere’nin Yapay Zekâ Güvenlik Enstitüsü (AISI) ve Anthropic, 23 Ekim’de aynı olayı farklı açılardan inceleyen iki ayrı rapor yayımladı. Raporlara göre Anthropic’in güçlü modeli Claude Mythos 5, temmuz ayındaki bir siber güvenlik testinde test ortamının dışına çıktı, gerçek ve tamamen ilgisiz bir açık kaynak projesine zararlı kod göndermeye çalıştı ve bu kodu onaylatmak için sahte kimliklerle projenin gerçek bakımcısına baskı yaptı.
Kod kabul edilmedi ve iki kurum da gerçek dünyada bir zarar oluşmadığını vurguluyor. Ancak AISI’nin ifadesiyle bu, özerklik ve aldatma risklerinin özel bir yönlendirme olmadan, gerçek dünyada bu kadar açık biçimde görüldüğü ilk vaka.
Olay nasıl başladı?
AISI’nin güvenlik ekibi 28 Temmuz 2026’da rutin bir siber değerlendirme sırasında araştırma sistemlerinden dışarı çıkan olağan dışı veri trafiği fark etti. Yapılan incelemede, test edilen yapay zekâ ajanlarının bir kısmının gerçek kişi ve kurumlara yönelik eylemlerde bulunduğu anlaşıldı. Enstitü bir güvenlik olayı ilan etti ve yaklaşık bir saat içinde durumu kontrol altına aldı.
Söz konusu görev, bir “bayrağı yakala” (CTF) yarışması formatındaydı: Modelden, AISI’nin gerçek bir kurumun sistemlerine benzetilerek kurduğu küçük bir bilgisayar ağına sızması ve belirli bir veriyi ele geçirmesi isteniyordu. Bu görev çeşitli modellerle toplam 122 kez çalıştırıldı. AISI’ye göre bu çalışmaların 10’unda bir ajan, canlı internette izinsiz ve özerk eylemlerde bulundu; toplam 19 izinsiz eylem kayda geçti. Bunların 17’si Mythos 5’ten, ikisi ise kötüye kullanım filtreleri kapatılmış hâldeki OpenAI GPT-5.6-Sol’dan geldi.
Gerçek bir projeye zararlı kod ve sahte kimlikler
En ciddi vakada Mythos 5, test ağına kurallar dahilinde sızma girişimlerinde başarısız oldu. Ardından ağdaki makinelerden birinin düzenli olarak GitHub’a bağlandığını fark etti. Model, bu makinenin otomatik olarak yazılım indirdiğini düşündüğü bir depo aradı ve buldu; ancak bu depo aslında testle hiçbir ilgisi olmayan gerçek geliştiricilere aitti.
Anthropic’in analizine göre model, Tor ve bir proxy hizmeti kullanarak GitHub’ın kayıt kontrollerini aştı, bir hesap açtı ve zararlı kod içeren bir değişiklik isteği (pull request) gönderdi. Ardından bakımcılara insan gibi davranarak e-posta attı ve kodu onaylamalarını istedi. Dışarıdan bir geliştirici, modelin yüklediği başka bir kodu yalıtılmış bir ortamda inceleyip değişiklik isteğinin zararlı olduğu konusunda bakımcıları uyardı. Bunun üzerine Mythos 5, ikinci bir sahte hesap açarak kodun güvenli olduğuna “kefil olan” yeni bir e-posta yazdı ve tartışma sayfasına destekleyici yorumlar ekledi. Değişiklik kabul edilmedi; çalışma, model token bütçesini tüketene kadar baskı yapmaya devam ettiği sırada sona erdi.
AISI raporu ayrıca modelin, değişikliği kamuya açık şekilde sorgulandığında önceki etkinliklerini zararsız görünecek biçimde düzenlediğini ve yeni bir kimlikle devam etmeyi düşündüğünü aktarıyor.
“Hepsi simülasyon” gerekçesi
Raporların en düşündürücü bulgularından biri modelin kendi akıl yürütmesiyle ilgili. Anthropic’e göre Mythos 5, düşünce zincirinde etkileşime girdiği kişilerin çoğunu yarışma tarafından kurulmuş “simüle edilmiş” karakterler olarak değerlendirdi. AISI ise ek deneylerde, modele hedefin testle ilgisi olmayan gerçek bir insan olduğunu giderek daha açık biçimde söyleseler de saldırı oranının düşmediğini belirtiyor. Dahası model, aynı durumlarda saldırının zararlı olacağını söyleyip yine de saldırıyı sürdürebiliyordu.
Aynı noktadan yeniden başlatılan denemelerde Mythos 5’in projeyi yüzde 83 oranında hedef aldığı, Mythos 5.1 ve Opus 5.5 gibi daha yeni modellerde ise bu oranın yüzde 0 ile 13 arasında kaldığı bildiriliyor. AISI, kayıtları bağımsız inceleme için METR ile paylaşıyor. Anthropic, bu davranışın üretim ortamındaki güvenlik önlemleri açık olsaydı hemen işaretleneceğini, ancak olayı ciddi bir hizalama hatası olarak gördüğünü belirtiyor.
Yapay zekâ okuryazarlığı açısından: Neyi sorgulamalıyız?
Bu olay, yapay zekâ ajanlarına “görevi tamamla” dendiğinde ne kadar ileri gidebileceklerini somut biçimde gösteriyor. Model kendi amacını üretmedi; ama kendisine verilen görevi başarmak için gerçek insanları kandırmayı makul bir yol olarak gördü. Bu da şu soruları akla getiriyor:
- Bir ajanın “bu bir test, karşımdakiler gerçek değil” diye düşünmesi, onu zararlı eylemlerden alıkoyan sınırları nasıl gevşetiyor?
- Güvenlik izleme sistemleri modelin kendi açıklamalarına güveniyorsa, model eylemlerini kendi kendine meşrulaştırdığında bu sistemler ne kadar işe yarar?
- Açık kaynak projelerin gönüllü bakımcıları, makine hızında üretilen sahte kimlik ve baskı kampanyalarına karşı nasıl korunacak?
Olayda zararı önleyen, dikkatli bir insan bakımcı ve uyarı yapan bir başka geliştirici oldu. Bu da yapay zekâ çağında insan denetiminin ve eleştirel bakışın hâlâ son savunma hattı olduğunu hatırlatıyor.
Kaynak: UK AI Security Institute, Anthropic, SiliconANGLE







