2026-2027 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni, 6 Ekim’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı. Türkiye’nin 208 üniversitesinden rektör, akademisyen ve öğrencilerin katıldığı törende yapay zeka iki ayrı açıdan gündeme geldi: Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar yapay zeka ve dijital teknolojilerdeki yeni programları ve araştırmacı yetiştirme hedeflerini anlatırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan yapay zekanın üniversitelerde araştırma emeğini zayıflatma riskine dikkat çekti.
Yapay zeka ve dijital alanlarda 724 program
YÖK’ün açıkladığı bilgilere göre Özvar, üniversitelerin son dönemde en büyük atılımı yapay zeka ve dijital teknolojiler alanında yaptığını söyledi. Son üç yılda yapay zeka, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm başta olmak üzere yaklaşık 80 farklı yeni program açıldı. Bu alanlardaki “yeni nesil” programların toplam sayısı 160 üniversitede 724’e ulaştı.
Özvar’ın açıkladığı diğer başlıklar şöyle:
- Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı: Stratejik teknoloji alanlarında ihtiyaç duyulan araştırmacıları yetiştirmek için başlatılan programla ilk yıl 550 genç, araştırma üniversitelerinde araştırma görevlisi olarak istihdam edilecek. Beş yılda toplam 3 bin genç araştırmacı yetiştirilmesi hedefleniyor.
- Dijital Yükseköğretim Platformu: Geçen yıl başlatılan Veri Analizi Okulu’na yaklaşık 30 bin kişinin aktif olarak katıldığı belirtildi. Bu deneyimin yeni modüller ve “Sürdürülebilirlik Okulu” ile genişletilerek bir Dijital Yükseköğretim Platformu’na dönüştürülmesi planlanıyor.
- Mikro yeterlilikler: Sınıf ve kampüs dışında kazanılan bilgi ve becerilerin akademik olarak tanınmasını sağlayacak usul ve esaslar yayımlandı.
Özvar, Türkiye’nin bugün 208 üniversite, yaklaşık 6,3 milyon öğrenci ve 190 bine yaklaşan akademik personelle dünyanın en büyük yükseköğretim sistemlerinden birine sahip olduğunu da hatırlattı.
Erdoğan: Araştırma emeği devre dışı kalıyor
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının aktardığı konuşmasında Erdoğan, yapay zeka teknolojisindeki hızlı gelişmelerin üniversiteler için bazı alanlarda sınayıcı hale geldiğini söyledi. Erdoğan’a göre bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı; ancak kaynağa ve bilgiye yapay zeka modelleri üzerinden ulaşmak, araştırma sürecinde harcanan emeği büyük ölçüde devre dışı bıraktı. Bilgiyi karşılaştırmalı ele almanın, sorgulamanın ve farklı kaynaklarla sınamanın öneminin azaldığını belirten Erdoğan, “akademide yolda olmanın kimi zaman menzile ulaşmaktan daha faydalı olduğunu” vurguladı.
Erdoğan, yapay zekanın sunduğu bilgilerin doğruluğunun ve kaynakların güvenilirliğinin çoğu zaman sorgulandığına da işaret etti. Öğrenci ile akademisyen arasındaki bağın yalnızca bilgi aktarımı olmadığını, hocanın öğrencisine bilimsel kültür kazandırdığını ve onu yeni kaynaklara yönlendirdiğini söyleyen Erdoğan, üniversitelerin yapay zeka ve yeni teknolojiler bağlamında öğretim usul ve esaslarına “etraflıca kafa yorması” gerektiğini ifade etti.
Yapay zeka okuryazarlığı açısından ne anlama geliyor?
Törende öne çıkan iki mesaj aslında aynı soruya işaret ediyor: Üniversiteler bir yandan yapay zeka alanında daha fazla uzman yetiştirmeye çalışırken, öte yandan tüm öğrencilerin bu araçları eleştirel ve sorumlu biçimde kullanmayı öğrenmesi gerekiyor. Bir yapay zeka aracının verdiği yanıtı kaynağıyla doğrulamak, farklı kaynaklarla karşılaştırmak ve aracın nerede yanılabileceğini bilmek, yapay zeka okuryazarlığının temel becerileri arasında sayılıyor.
Yeni akademik yılda üniversitelerin ödev, tez ve sınav süreçlerinde yapay zeka kullanımına dair nasıl kurallar geliştireceği, Erdoğan’ın çağrısının pratikte nasıl karşılık bulacağını gösterecek.
Kaynak: Yükseköğretim Kurulu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı







