Siber güvenlik şirketi SentinelOne'da yapay zeka mühendisi olarak çalışan Carter Church, Napolyon döneminden kalan ve 217 yıldır okunamayan şifreli bir askeri mektubu OpenAI'ın GPT-6 Astra modeliyle çözdüğünü açıkladı. Church'ün 30 Eylül'de X'te paylaştığı ve bilim haberleri sitesi Live Science'ın 2 Ekim 2026'da ayrıntılarıyla aktardığı çalışmada model, tek bir görsel ve tek bir komutla işe başladı; süreç yaklaşık altı saat sürdü.
1809'dan kalan şifreli emir
Söz konusu mektup 1809'da, Napolyon'un isteği üzerine üvey oğlu ve İtalya Genel Valisi Eugène tarafından, Adriyatik'in doğu kıyısında konuşlu Mareşal Auguste de Marmont'a gönderildi. Mektubun amacı, Marmont'a kıta genelindeki Fransız ve müttefik orduların konumlarını bildirmekti. Düşman eline geçmesi ihtimaline karşı metin şifrelenmişti.
Church'ün anlatımına göre mektubun kamuya açık tek görüntüsü, 1969'da bir Fransız askeri dergisinde yayımlanmış düşük çözünürlüklü bir taramaydı. Metinde 155 farklı işaret ve toplam yaklaşık 1.300 sembol bulunuyordu. Şifre "homofonik" türdendi; yani sık kullanılan harfler birden fazla sembolle gösteriliyordu.
Model nasıl çalıştı?
Church'e göre model önce düşük çözünürlüklü görseldeki sembolleri yazıya döktü. Ardından internette araştırma yaparak kriptoloji tarihçisi Daniel Tant'ın daha önce bu mektupla ilişkilendirilmemiş kısmi bir anahtar tablosunu buldu. Bu tablo 33 sembolün karşılığını içeriyor ve metnin yaklaşık üçte birini kapsıyordu. Model bu ipucunu uygulayıp geri kalan sembollerin anlamını çıkardı ve mektubu çözdü.
Sonuç, çözülmemiş tarihi şifreleri listeleyen Cryptiana sitesini yöneten kriptograf Satoshi Tomokiyo tarafından doğrulandı; mektup artık sitede "çözüldü" olarak işaretleniyor. Church, çözümün mekanik olarak test edilebildiğini, yanlış bir anahtarın tutarlı ve tarihsel olarak uyumlu bir metin üretme ihtimalinin neredeyse sıfır olduğunu vurguluyor. Church ayrıca kriptografların yeterli zaman ve emek harcaması hâlinde bu şifreyi çözebileceğini kabul ediyor.
Tarihçiler ne diyor?
King's College London'dan Avrupa tarihi araştırmacısı Michael Rowe, sonucu etkileyici bulduğunu söyleyerek çalışmayı bir tür "Rosetta Taşı"na benzetti. Rowe'a göre Napolyon'un üvey oğluna mektubun içeriğini anlatan özgün yazışması elde olduğu için çözüme güvenmek mümkün. Ancak aynı nedenle şifreli metin, tarihçilerin zaten bildiği bilgilerin büyük kısmını tekrar ediyor ve çarpıcı yeni bir bilgi ortaya koymuyor.
Portsmouth Üniversitesi'nden tarihçi Zack White ise çözümün, 1809 Avusturya seferi öncesinde Napolyon'un düşünce yapısına dair ilginç sorular doğurduğunu belirtti. White'a göre mektupta belirtilen asker sayısı, Napolyon'un o dönemde gerçekte sahip olduğundan yaklaşık 60 bin fazla. White, tarihçilerin yapay zekanın ürettiği sonucu dönemin daha geniş tablosu içinde değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor ve elde edilen anahtarın başka yazışmalarda da işe yarayıp yaramayacağının merak konusu olduğunu ekliyor. Rowe ise benzer yöntemlerin, henüz tam çözülememiş yazı sistemleri ya da okunması güç el yazmaları üzerinde çalışan tarihçilere de kapı aralayabileceğini düşünüyor.
Neden önemli?
Bu örnek, yapay zekanın gücü kadar sınırlarını da gösteriyor. Church'ün kendisi de en zor kısmın çözüm üretmek değil, çözümün doğru olduğunu kanıtlamak olduğunu söylüyor ve sorumluluğun otomatikleştirilemeyeceğini ekliyor. Bu kez sonuç güvenilir sayıldı, çünkü üç ayrı doğrulama vardı: çözümün mekanik olarak test edilebilmesi, bağımsız bir uzmanın onayı ve tarihçilerin elindeki karşılaştırma metni.
Yapay zeka okuryazarlığı açısından ders açık: Bir modelin "çözdüm" demesi tek başına kanıt değildir. Ödevden araştırmaya kadar her alanda, yapay zeka çıktısının nasıl doğrulanacağını baştan düşünmek gerekir.
Kaynak: Live Science







