Türkiye'de tarım ve hayvancılıkta yapay zeka kullanımını sahaya taşıyan yeni bir model hayata geçiyor. Dünya Gazetesi'nin 5 Ekim 2026'da yayımladığı habere göre Tarım Teknolojileri Kümelenmesi Vakfı (TÜME) programında 12 farklı şehirden seçilen 22 tarım girişimcisi, yapay zeka destekli otonom çiftlik sürecine dahil edildi. Girişimcilerin kendi şehirlerinde, sağımdan yemlemeye kadar günlük işlerin önemli bölümünün robotlara ve veri sistemlerine bırakıldığı çiftlikler kurması planlanıyor.
Her çiftlik 100 büyükbaş kapasiteli
Program kapsamında kurulacak işletmelerin her biri 100 büyükbaş hayvan kapasitesine sahip olacak. Bu çiftliklerin geleneksel işletmelerden temel farkı, üretim kararlarının sensörlerden ve dijital sistemlerden gelen verilere dayanması. Girişimciler; hayvan sağlığı, sürü yönetimi, üretim planlaması ve robotik sistemlerin yanı sıra veri analizi ve yapay zeka destekli üretim konularında da eğitim alıyor.
Habere göre program yalnızca tanıtım aşamasında değil. Son bir yılda 12 şehirde toplam 24 otonom çiftlik kuruldu. Bunların yarısı üniversitelerde eğitim ve araştırma amacıyla, diğer yarısı ise tarım girişimcileri için hayata geçirildi. Üniversitelerdeki çiftliklerin hem öğrenciler hem de üreticiler için uygulama alanı olması, geliştirilen teknolojilerin gerçek üretim koşullarında sınanması hedefleniyor.
Sağımdan hasada robotlar ve sensörler
Otonom çiftlik modelinde öne çıkan teknolojiler şöyle sıralanıyor:
- Otonom sağım robotları: Sağımın daha az insan müdahalesiyle yapılmasını sağlarken hayvan ve üretim verilerini dijital olarak kayda geçiriyor.
- Besleme otomasyonu: Otonom buzağı besleme sistemleri, yem itme robotları ve akıllı yem merkezleri, gün içinde tekrarlanan işleri üstleniyor.
- Sensör ve görüntü işleme: Sürü yönetim sistemleri hayvanların sağlık durumunu, davranışlarını ve üretim sürecini izliyor; amaç sorunların daha erken fark edilmesi.
- Akıllı ahır: Sıcaklık, havalandırma ve diğer çevresel koşullar sensörlerle sürekli takip ediliyor.
- Tarla tarafı: Tarım dronları ve robotik araçlarla otonom ilaçlama ve hasat sistemleri, tüm alana aynı işlemi uygulamak yerine ihtiyaç duyulan noktaya müdahale etmeyi hedefliyor.
Hedef: Yıl sonunda 40, uzun vadede 40 bin çiftlik
Programın kısa vadeli hedefi, 2026 sonuna kadar yapay zeka destekli otonom çiftlik sayısını 40'a çıkarmak. TÜME'nin açıkladığı uzun vadeli hedef ise çok daha iddialı: 40 bin genç tarım girişimcisini 40 bin yeni nesil otonom çiftlikle buluşturacak bir ekosistem kurmak. Bu hedefin gerçekleşmesi hâlinde robotik sistemler ve yapay zeka, örnek çiftliklerin ötesine geçerek farklı bölgelerdeki günlük tarımsal üretimin parçası olabilir.
Neden önemli?
Yapay zeka çoğu zaman sohbet botları ve ofis araçları üzerinden konuşuluyor; oysa tarım gibi fiziksel sektörlerde de karar süreçlerini değiştirmeye başlıyor. Otonom çiftlikte robotlar işi yapıyor, ancak hangi hayvanın tedaviye ihtiyacı olduğunu, yemin ne zaman artırılacağını ya da bir sensör verisinin hatalı olup olmadığını anlamak yine üreticinin görevi. Bu nedenle programın eğitim ayağında veri analizine yer verilmesi dikkat çekici. Üniversitelerde kurulan çiftliklerin de ziraat ve veteriner hekimliği öğrencileri gibi geleceğin üreticilerine bu sistemleri gerçek koşullarda tanıma fırsatı sunması bekleniyor.
Yeni nesil üreticiler için yapay zeka okuryazarlığı; sistemin hangi verilere dayanarak öneri ürettiğini, sensörlerin nerede yanılabileceğini ve otomasyonun hangi noktada insan denetimi gerektirdiğini bilmek anlamına geliyor. Veriye dayalı tarım, ancak bu verileri doğru okuyabilen insanlarla birlikte verimli hâle gelebilir. Kırsalda dijital becerilerin yaygınlaşması da bu dönüşümün hızını belirleyecek etkenlerden biri olacak.
Kaynak: Dünya Gazetesi







