Ipsos, AI Monitörü 2026’yı 8 Temmuz 2026’da yayımladı. Saha, 32 ülkede Global Advisor çevrimiçi platformu ve Hindistan’da IndiaBus üzerinden, 20 Mart ile 3 Nisan 2026 arasında yapıldı. Toplam 23.532 yetişkinle görüşüldü. Türkiye örneklemi 500 kişi ve 18-74 yaş. Sonuç, tek bir duygu değil. Türkiye yapay zekâyı hâlâ heyecanla karşılıyor. Aynı ülkede, aracın kendi işinin yerini alacağından tedirgin olanların oranı dünya ortalamasının üstünde.
Günlük hayat çoktan değişti diyenler
Ülkeler ortalamasında her iki kişiden biri, yapay zekânın son 3-5 yılda kendi günlük hayatını değiştirdiğini söylüyor. Türkiye’de bu oran yüzde 62 ve ortalamanın 8 puan üzerinde. Türkiye’de şu ana kadar hayatına etkisi olmadığını düşünenler ise üç kişiden biri. Yani çoğunluk bir etki gördüğünü, küçümsenemeyecek bir azınlık da henüz görmediğini bildiriyor. Geleceğe bakış daha temkinli bir yerde. Ülkeler ortalamasında her üç kişiden ikisi, önümüzdeki 3-5 yılda yapay zekâ kullanan ürün ve hizmetlerin günlük hayatı değiştireceğini düşünüyor. Türkiye’de bu etkinin ileride daha da artacağı görüşü, 2023’e göre 7 puan düşük. Geçmişte değişti demek ile bundan sonra daha çok değişecek demek, aynı yönde ilerlemiyor.
Heyecan geriledi, yine de yüksek
2023’te Türkiye’de bireylerin yüzde 74’ü yapay zekânın kendisini heyecanlandırdığını söylüyordu. Üç yıl sonra bu oran yüzde 65. Düşüş var. Buna rağmen Ipsos, Türkiye’yi heyecanı yüksek ülkeler arasında tutuyor. 32 ülke ortalamasında heyecan duyanlarla tedirgin olanlar yarı yarıya. Türkiye’de tedirgin olanlar, heyecan duyanlardan daha az. Bu tedirginlik yıllar içinde de azalıyor. Fayda tarafında ülkeler ortalaması, her iki kişiden birinin dezavantajdan çok fayda gördüğünü söylemesi. Türkiye’de olumsuz görüş bildirenler, ülke ortalamasının altında. Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik’in yorumu da bu dengeyi “endişenin yerini daha çok heyecana bıraktığı” bir tablo olarak okuyor. Görüşlerin, ChatGPT’nin çıkışıyla yaşanan kırılmadan bu yana büyük ölçüde sabit kaldığını da ekliyor.
İşin biçimi değişir, koltuk kaygısı ayrı
İş tarafında iki cümle birbirine karıştırılmamalı. Yapay zekânın iş yapış biçimini değiştireceği fikri yaygın. Kendi işinin tamamen yerini alacağını düşünenlerin oranı ise daha düşük. Ipsos, ülke ortalamasında her üç kişiden birinin işlerin tamamen yerini alınacağı biçimde düşündüğünü yazıyor. Türkiye’de bu konudan tedirgin olanların oranı yüzde 45 ve dünya ortalamasının üzerinde. Heyecanın yüksek olduğu bir ülkede, istihdam kaygısının da ortalamanın üstünde olması çelişki gibi duruyor. Araştırma bunu yan yana bırakıyor. Teknoloji heyecan verici bulunabilir. Aynı kişi, beş yıl içinde kendi görev tanımının kalkmasından daha fazla korkabilir. Gedik, üretkenliğin artacağı, hataların azalacağı, iş kalitesinin yükseleceği ve eskiden çözülemeyen sorunların çözülebileceği beklentisinin net olduğunu söylüyor. Yanına da bir uyarı koyuyor: Daron Acemoğlu’nun Şubat ayındaki makalesinden çıkardığı ders, insanların düşünmeyi, öğrenmeyi ve bilişsel üretimi bırakmaması. Aksi halde toplu bir bilişsel gerileme riski. Bu, anketin bir yüzdesi değil. CEO’nun okuması.
Sayılar kime ait
Yüzde 62, yüzde 65 ve yüzde 45 Türkiye satırları. Karşılaştırma 32 ülke. Örneklem her yerde aynı büyüklükte değil. Avustralya, Belçika, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Büyük Britanya, Hindistan, İtalya, Japonya, Hollanda, Yeni Zelanda, İspanya ve ABD’de yaklaşık 1.000’er kişi var. Türkiye’nin de içinde olduğu bir grup ülkede 500’er kişiyle görüşülmüş. Yaş aralığı da ülkeye göre değişiyor. Türkiye’de alt sınır 18, üst sınır 74. Çevrimiçi bir panel. “Türkiye’nin tamamı” diye genellenirken bu çerçevenin hatırlanması gerekiyor.
Okuryazarlık bu gerilimde duruyor
Heyecan yüzde 65’te, işini kaybetme tedirginliği yüzde 45’te. Günlük hayatı çoktan değişti diyenler yüzde 62. Gelecekte etkinin daha da büyüyeceği beklentisi ise üç yıl öncesine göre gerilemiş. Okuryazarlık burada bir slogan değil. Aracın ne işe yaradığını bilmek ile onun kendi işinin yerine geçip geçmeyeceğini ayırmak, aynı beceri değil. Ipsos’un tablosu, Türkiye’nin heyecanı bırakmadığını ve kaygıyı da ortalamanın altına indirmediğini gösteriyor. İkisini tek puana indirgemek, araştırmanın kurduğu gerilimi siler.
Kaynak: Ipsos







