Yapay zekâ şirketi Anthropic, yapay zekâ güvenliğine ilişkin kendi yasa önerisini ABD’de karar vericilerin önüne koydu. Politico’nun haberine göre şirket, Kongre’nin benimsemesini umduğu bir yasa taslağını Washington’da karar vericilere tanıtıyor. Taslak, belirli felaket senaryolarında bir yapay zekâ modelinin dağıtımının engellenebilmesini öngörüyor. TechCrunch’ın 20 Ekim 2026’da aktardığına göre Anthropic sözcüsü taslağın varlığını Politico’ya doğruladı.
Sözcü, “Bu tasarı, Anthropic’in Haziran’dan bu yana federal ve eyalet düzeyindeki yasa koyuculara savunduğu Advanced AI Framework’te (Gelişmiş Yapay Zekâ Çerçevesi) yer alan önerileri yansıtıyor” açıklamasını yaptı.
Eşik: 50’den fazla can ya da 1 milyar dolar hasar
Taslağın merkezinde “öngörülebilir ve yakın risk” kavramı yer alıyor. Politico’nun aktardığına göre bir modelin yayımlanmasının durdurulabilmesi için 50’den fazla kişinin hayatını kaybetme riski ya da 1 milyar doları aşan maddi hasar ihtimali bulunması gerekiyor. Bu felaket riskinin de üç kaynaktan birinden doğması şart: biyolojik bir silahın üretilmesi ya da serbest bırakılması, modelin geliştiricisinin denetiminden kaçması veya bir siber saldırı.
Bu ölçütler yeni değil. TechCrunch, 50 kişi ve 1 milyar dolar eşiklerinin, kısa süre önce yasalaşan Kaliforniya’nın Senato Tasarısı 53 (SB 53) düzenlemesindeki “felaket riski” tanımına benzediğine dikkat çekiyor.
Bağımsız değerlendiriciler ve 72 saatlik bildirim
Taslağa göre bir modelin felaket potansiyeli, ABD Ticaret Bakanlığı’na kayıtlı “bağımsız değerlendiriciler” tarafından incelenecek. Bu değerlendiricilerin ücreti yapay zekâ şirketlerinin kendisi tarafından ödenebilecek; ancak ödeme, değerlendirmenin sonucuna bağlı olmayacak.
Değerlendiriciler yakın bir felaket riski tespit ederse durumu 72 saat içinde Ticaret Bakanlığı’na bildirmek zorunda olacak. Bakanlık ise modelin yayımlanmasının durdurulması için Washington D.C.’deki bir hâkime başvuracak. Politico’ya göre taslak, hiçbir federal kurumun bir modelin dağıtımını kendi takdiriyle durdurmasına açıkça izin vermiyor; yani son söz yargıda olacak.
TechCrunch, şirketlerin ödediği değerlendiricilerin bağımsızlığının nasıl güvence altına alınacağının net olmadığını vurguluyor. Ödemenin sonuca bağlı olmaması, değerlendiricinin müşterisini memnun etme baskısını tek başına ortadan kaldırmayabilir.
Haziran’daki çerçeve neler öneriyordu?
Anthropic’in Haziran 2026’da yayımladığı Advanced AI Framework belgesi, taslağın arka planını daha ayrıntılı ortaya koyuyor. Çerçeve, yükümlülüklerin yalnızca en büyük geliştiricilere uygulanmasını öneriyor: eğitiminde 1025 FLOP’tan fazla hesaplama gücü kullanılan modeller geliştiren ve yılda 500 milyon doları aşan yapay zekâ geliri elde eden ya da yapay zekâ araştırma ve geliştirmesine yılda 1 milyar dolardan fazla harcayan şirketler.
Belge dört risk kategorisine odaklanıyor: biyolojik silahlar, saldırı amaçlı siber operasyonlar, yapay zekâ sistemleri üzerinde kontrolün kaybedilmesi ve bu riskleri hızlandırabilecek otomatik araştırma ve geliştirme. Çerçevede kapsamdaki şirketlerden şunlar isteniyor:
- Riskleri nasıl değerlendirdiğini anlatan bir güvenlik çerçevesi yayımlamak ve uyumu her yıl ilgili kuruma onaylatmak,
- En az altı ayda bir genel risk raporu, yeni ve daha yetenekli modeller için de sistem kartı yayımlamak,
- Model ağırlıklarının çalınması ya da modelin denetimleri aldatarak atlatması gibi “kritik güvenlik olaylarını” 15 gün içinde bildirmek,
- En az bir bağımsız değerlendiriciyle düzenli çalışmak; bu değerlendiriciye risk raporunun ve sistem kartlarının sansürsüz sürümlerine ve şirketin en yetenekli modellerine erişim tanımak,
- Çalışanlar için anonim ihbar kanalları kurmak ve iyi niyetle bildirimde bulunanları misillemeye karşı korumak.
Çerçeve, yanıltıcı beyanlar için şirketin küresel yıllık gelirine göre artan para cezaları öneriyor. Belgede ayrıca, değerlendiricilerin hükümet tarafından titizliklerine göre puanlanmasıyla şirketlerin en “yumuşak” değerlendiriciyi seçmesinin önüne geçilmesi fikri de yer alıyor. Anthropic, eyalet yasalarının federal düzenlemeyle geniş biçimde geçersiz kılınmaması gerektiğini, olası bir önceliğin dar tutulmasını savunuyor.
Belgenin ikinci bölümü ise yalnızca şirketlere değil, kamuya yönelik öneriler içeriyor. Anthropic, biyolojik ya da siber bir saldırının, kaynağı hangi model olursa olsun, daha zor gerçekleştirilebilmesi ve daha kolay atlatılabilmesi için hükümetlerin, sektörün ve sivil toplumun birlikte “toplumsal dayanıklılığa” yatırım yapması gerektiğini savunuyor. Çerçeve, hangi şirketlerin kapsama gireceğine ilişkin ölçütlerin de en az yılda bir kez gözden geçirilmesini öneriyor; zamanla tehlikeli modelleri eğitmek için gereken hesaplama gücü düşebileceğinden, yalnızca maliyete değil yeteneklere dayalı bir eşiğe geçilebileceğini belirtiyor. Şirket, modellerin yayımlanmasını engelleme yetkisinin nasıl tasarlanacağı konusunda ise tek bir model yerine bir dizi seçenek sunuyor ve politika yapıcıların daha hafif bir yaklaşımla başlayıp yetenekler arttıkça bunu yeniden değerlendirebileceğini ifade ediyor. Politico’nun aktardığı yasa taslağı ise durdurma kararını bir kurumun takdirine değil, mahkeme kararına bağlayan bir yol öneriyor.
Sektörde tartışma sürüyor
TechCrunch, taslaktaki teorik risklerin son dönemde sektörün gündemini meşgul eden olaylardan biraz uzak kaldığını yorumluyor. Son aylarda tartışmanın odağında, insan operatörlerin talimatlarına uymayan ve açık internette siteleri hackleyen yapay zekâ ajanlarına ilişkin olaylar ve bu sistemlerdeki güvenlik denetimlerinin yetersizliği yer alıyor.
Yapay zekâ şirketleri teknolojinin büyük tehlikeler taşıyabileceği uyarısını sık sık dile getirse de zorunlu devlet denetimine genellikle mesafeli duruyor ve gönüllü sistemleri tercih ediyor. Buna karşın TechCrunch, Anthropic’in yasa önerisinin, sektörden gelen diğer önerilerin bir adım ötesine geçtiğini belirtiyor. Örneğin Nvidia CEO’su Jensen Huang yakın zamanda yapay zekâ sektörünün yeni yasalara ihtiyaç duymadığını savunmuştu.
Taslağın Kongre’de nasıl karşılanacağı belirsiz. Ancak öneri, Avrupa Birliği’nin Yapay Zekâ Yasası’nı uygulamaya koyduğu ve pek çok ülkenin kendi düzenleme yaklaşımını tartıştığı bir dönemde, öncü modeller için somut eşiklerin ve yaptırım mekanizmalarının nasıl tanımlanabileceğine dair dikkat çekici bir örnek sunuyor. Türkiye gibi kendi yapay zekâ mevzuatını şekillendirmeye çalışan ülkeler için de risk eşiklerinin, bağımsız denetimin ve yargı denetiminin nasıl dengeleneceği sorusu giderek daha fazla önem kazanıyor.
Kaynak: Politico, TechCrunch, Anthropic








